İlk motorum’u alacaktım, bu işin ustalarına danıştığımda Öğrenmek ve tecrübe kazanmak için Honda CBR 125R, CBF 150’yi tavsiye ettiler. Hatta almaya karar bile vermiştim. Araştırmaya başladım, motorları yakından gördüm ve denedim ama hiç tatmin olmadım. Altımda bisiklet gibi duruyorlardı. İlk motorum böyle bişey olamaz diyerekten daha yüksek cc’li, ve kaslı birşey bakmaya başladım. Önümde 3 tane motosiklet vardı. Hyosung GT 250R, Yamaha YZF 125R ve Kawasaki Ninja 250R. Bu üç motor’u hem teknik olarak hem sağlamlık ve sorunsuzluk olarak araştırdım. İşte sonuçlar; Hyosung: Kaslı ve heybetli görünümünün altında çürük bir kalp var, yüksek hızlarda krank kırma ve parçalarının bozulup yolda bırakma potansiyeli çok yüksek, özellikle benim gibi uzun gezilere de katılma gibi bir isteğiniz varsa uygun olmayacak bir motosiklet. Hiç binmedim ama en az 6 ustaya Hyo alayım mı? diyer sordum. Hepsi kesinlikle alma dediler. hatta 2010 model 7 bin TL’ye 400 km’de buldum ama kesinlikle ustam alma dedi. Daha sonra Yamaha’ya bakmaya başladım. Çok sağlam bir motormuş, görünümü bebek R6 ve benim için oldukça tatmin ediciydi. fiyatı 2009 model 7 bin TL civarındaydı. Yine ustalar yok alma dediler 125cc den 1 haftada sıkılırsın. 120’ye basıyormuş abi desemde o yetmez sana dediler, gezilere falan da katılamazsın. ayrıca o hıza titreşimli bir şekilde ulaşıyor, hafif olduğu için de rüzgardan çok etkileniyor. Yamaha hayallerimde suya düştükten sonra biraz daha pahalı olan hem sağlam hem 250cc olan fakat binenin bırakmadığı ikinci el yok satan bir alet olan Kawasaki Ninja 250R'a bakmaya başladım.. toplam 8 motor sahibini de aradım gittim görüştüm üzerine bindim tamamiyle tatmin olmuştum.
Uçma Anları :)
Motosiklet'e yeni başlayanların en büyük handikapı 600 lükle başlama sevdasıdır. Bana da oldu bitim kanlandı 600 RR ve Yamaha R6’yı gördükçe bu sefer onalara bakmaya başladım. 8 bin TL 250cc Kawasaki alacağıma biraz daha koyar 600 cc 2007 600RR alırım dedim. Hatta biriyle pazarlık bile ettim :) yine araştırmaya başladım “ilk motor 600 cc ” yazdım sonuçlar içimi kararttı, kimse alma yapılmaz alacaksan bile SS tarzı alma canına kıyma gibi yorumlar aldım. Birebir 600 RR ve R6 kullanıcılarıyla görüştüm ve almaktan vaz geçtim.. Ok gibi fırlayan bir makina benim gibi hayatında hiç vitesli motor kullanmayan trafik tecrübesi olmayan biri için çok fazla olacaktır. (Şuan böyle söyleyenleri çok iyi anlıyorum iyiki almamışım)Hayal aleminden gerçek aleme döndüm.. 250cc’lerin kralı Kawasaki Ninja’ya bakmaya başladım ve 8.250 bin TL’ye aldım, aldığım kişi sağolsun 1 saat benimle ilgilendi ve öğretti, sonra kendim 2 saat çalışıp Fatih’ten Evim’e yani Levent’e kadar aldım getirdim motorumu. Çalınma riskli çok büyükmüş motorlarda, 50 TL’ye kapalı otopark’la anlaşıp koydum kızımı garaja.
Öğrenme turları
Akşamları işten hızlıca eve gidip motoruma kavuşmak için sabırsızlanıyorum akşamları çıkıp 2-3 saat dolaşıyorum önce ara sokaklarda başlayıp sonra Kağıthane-Eminönü-Kabataş-Beşiktaş-Levent istikametinde akşam turları atıyorum, bu turlar motoruma ve trafiğe alışmamı sağlıyor, bir sonraki gün kendime daha çok güvenerek ve daha çok zevk alarak dolaşıyorum ilk haftam bu şekilde amaçsız tabela nereyi gösterirse oraya giderek geçti, bu çok güzel bir duyguymuş :) amaçsız gezmek akşamları çok güzel :)